Her seçim öncesi olduğu gibi 7 Haziran genel seçimlerine de irili ufaklı bütün partiler bin bir umut ile hazırlıklarını yapıp listeleri belirlediler ve sloganlar, şarkılar eşliğinde kadını, genci, ihtiyarı top yekûn büyük bir azim ve heyecanla ev ev, sokak sokak dolaştılar.

Her oluşumun hedefi bu ülkede iktidar olmak ve ortaya çıkan hükümet gücü ile kitlelere daha hızlı ve etkin bir biçimde ulaşmaktır.

Bu güne kadar yaşananlar bunun bir göstergesidir. Yani bal peteğini tutan hep parmağını yalamıştır.

Kabul etsek te etmesek te bu ülkede siyasete yön veren ve iktidarların şekillenmesinde önemli bir yer teşkil eden kitle, aidiyet duygusu taşımayan ve rüzgâr ne tarafa eserse oraya sığınan kararsızlar kitlesidir.

Çünkü korku siyaseti ile yoğrulan bu toplum, her seçim öncesi bu kaosu açıkça yaşamaktadır.

Bu günkü şartlarda siyasette mutlak doğru kalmamıştır. Siyasi aktörler samimiyetini kaybettikçe doğrularda o orantıda kaybolmuştur. Dolayısıyla bu ülke kendine has bir politik tavrı olan kurtlar arenasına dönmüştür.


Her ne kadar ülkenin gündemini samimiyet ve adalet terazisinde tartmak isteyenler olsa da “taşkının önünde set durmaz” misali maalesef bir erozyona uğratılmıştır.

Bir parantez de Pazar günü sandık başına gidip oy kullanacak kardeşlerime açmak istiyorum; bu güne kadar hep sencilik bencilik etrafında birbirimizi eleştirmekten, ötekileştirmekten, kavgaya tutuşmaktan maalesef ki gerçek varlık sebebimizden uzaklaştık.

Oluşturulan korku politikaları yüzünden kimliklerimizi birbirimize karşı siper haline getirip, birimizden uzaklaşır hale geldik.

Oysa hiç kimsenin bu ülkede bizim kadar konuşmaya, barış ortamında olmaya ve yapılan soytarılıklara karşı itiraz etmeye hakkı yoktur. Bu bilinç ve bağlamda oynanan bütün oyunları bozacağımıza ve biz birlikte büyük bir aileyiz diyeceğimize yürekten inanıyorum.

Çıkar ve menfaat peşinde koşup çeşitli oyunlar ile kendi etrafında prim yapmak isteyenlere bu fırsatı vermeyeceğimize ve bu topraklarda yaşayan bizleri ön saflardan uzaklaştırmak isteyenlere artık dur deme vaktinin geldiğini düşünüyorum.

Çünkü bu vatan fırsatçıların ellerine ve merhametine bırakılmayacak kadar değerlidir.

 

SİZ UYUYUN, GÜN ÇALIŞANINDIR

Geçmiş yıllardaki seçimlere göre 7 Haziran 2015 seçimleri biraz daha hareketli ve heyecanlı geçecek gibi görünüyor.

Ak Parti On iki yıldır yapmış olduğu icraatlarına, halkın itibarına, istikrarlı parti çalışmalarına, kendini destekleyen muhafazakâr kesimin oy potansiyeline güvenerek çalışmalarını bu istikamette sürdürmekte.

CHP girdiği her seçimden farklı olarak 7 Haziran seçimlerini bir milat kabul etmiş olacak ki sataşma politikasından vazgeçip, projeler ile seçmeninin karşısına çıkmakta ve bu strateji ile toplumun teveccühünü kazanmayı hedeflemekte.

MHP barış süreci ile birlikte oluşan bazı aksaklıkları ve tutarsızlıkları seçim ilkesi haline getirerek etnik kültürel bir tavır ile toplumun bazı dinamiklerini etrafında toplayarak yeni bir heyecan oluşturmaya ve bu politik tavrın kendine bir kazanım sağlayacağını düşünmekte.

Peki ya HDP,  birçok dinamizmi yanına almış, iyi bir plan ve seçim stratejisi belirlemiş, bir Türkiye partisi olacağını tabanına ve bir takım ülke gündemini belirleyen kuruluşlara kabul ettirmiş, iyi bir pazarlama ile eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın popülaritesinin artması sağlamış ve bu doğrultuda kararsızların gönlünü kazanmayı hedeflemiştir.

Fakat son günlerde ortaya çıkan bir gerçek var ki HDP artık bu ülkenin bir gerçeğidir ve artık o eski bütünlükten yoksun bir halde de değildir.

7 Haziran genel seçimleri HDP için bir baraj meselesi olmaktan öte, politik kimlik oluşturma mesele haline gelmiştir. Bu inanç ve heyecanla çalıştıklarını görmezlikten gelmek tam bir akıl tutulmasıdır.

Bu gün ki gelinen noktayı tasvip edersiniz ya da etmezsiniz, başarı sayarsınız ya da saymazsınız fakat şunu kabul etmelisiniz ki HDP artık bu ülkenin bir gerçeğidir. Aksi bir düşünceye hareket etmek kendi bakışımızın darlığındandır.

Size göre belki hain, belki de bir terördür bunu nasıl nitelediğinizi bilmiyorum. Fakat gördüğüm bir gerçek var ki azim, mücadele, inanmışlık ve fedakârlık ulaşılmaz sandığınız yere sizleri mutlaka ulaştıracaktır. HDP'nin bugün ki  başarısının temeli bu istikamettedir.  

Eğer 7 Haziran öncesi ülkenin Dört büyük siyasi partisinden biri olarak anılıyorsanız ve size inanmış, canla başla çalışan bir kitleniz varsa, herhangi bir HDP seçmenine seçim ne olur barajı geçer misiniz diye sorduğunuzda abi sen daha orada mısın cevabıyla muhatap oluyorsanız.

İşte bu inanmışlığın ve davasına kayıtsız şartsız sahip çıkmanın bir nişanesidir.

Yani bugün bu ülkede yaşayan ve HDP ile bağ kurmuş insanların Partileri için belirledikleri hedef 12- 14 arası bir oydur. Yani taban diyor ki bizler de artık bu ülkenin siyasi tarihinde bir parçayız belki de çok yakın bir tarih de hükümetteyiz.

7 Haziran neyi getirir bilmiyorum, fakat 8 Haziran sabahı hangi şarkıyla uyanacağımızı merak ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.